Avro-İslam Tartışmaları Çerçevesinde Üretilen İslamî Bilginin Sosyolojik İçerimleri
Fikirlerin var oluş koşullarını incelemek belki de sosyolojinin en önemli yönlerinden, işlevlerinden birisi olsa gerektir. Beşerî dünyanın da tabiat gibi doğal, nesnel göründüğü nice durum, sosyolojinin aletleriyle ele alındığında olumsal, tarihsel bir konumda değerlendirilebilir hale gelmektedir. Sosyolojinin burada uygulayıcısına olgulara nüfuz edici bir bakış kazandırdığını kabul etmek gerek.
Avro-İslam kavramı da son yıllarda Doğu-Batı, Avrupa-İslam, Avrupa ve Ötekisi gibi dikotomilerin eşliğinde tartışılır hale gelmiş bulunuyor. Avrupa’daki Müslüman varlığına ve bunun tarihine ilişkin etraflı değerlendirmeleri, makalenin boyutlarını göz önünde bulundurarak konuyla ilgili diğer çalışmalara1 havale edip, burada siyasi ve ekonomik bağlamda 1900’lü yılların ikinci çeyreğinden itibaren yaşanan göçlerin sonucu ortaya çıkan Avrupa’daki Müslüman varlığının, tarihin daha eski dilimlerinde gerçekleşen varlık ve karşılaşma biçimlerinden oldukça farklı olduğunu belirtmekle yetineceğiz. Modern dönemlerde yenilmişlik, ezilmişlik psikolojisi içerisinde sıkıntılı, huzursuz, problemli İslam coğrafyasından gerek ekonomik, gerek siyasi, gerekse kültürel birçok zorluktan dolayı güvenli, müreffeh bir coğrafyaya, Avrupa’ya yapılan göçler, Müslümanlar ve Avrupalılar ilişkisinde dengenin tersine döndüğü hiyerarşik bir konumlanmayı beraberinde getirmiştir. Müslümanların “sığınan, tâbi, geçici, misafir, yabancı, vasıfsız, talep eden” konumlarına karşılık Avrupalının “hakim, üstün, zengin, işveren, kabul eden, idare eden” konumu söz konusu olmuştur.
Günümüz Avrupasındaki müslümanların ve İslam’ın Avrupayla karşılaşmasının toplumsal şartları muvacehesinde ortaya çıkan Avro İslamı fikrinin temellerinin, iddialarının, hedeflerinin incelenmesi, bilgi sosyolojisi açısından önemli sonuçlar verecektir. Öncelikle bilgi sosyolojisinin temellerini, dayanaklarını ve disipline dönüşmesi sürecini ele alacağız. Sonrasında ise ağırlıklı olarak Tarık Ramazan’ın Avro-İslam’ı kavramlaştırmasına katkı olarak Avrupa bağlamında İslamî kaynakları incelediği “Avrupalı Müslüman Olmak” isimli çalışmasından hareketle bilgi anlayışına toplumsal şartların yani Avrupa sosyolojisinin etkilerini tespit etmeye çalışacağız. Yine Ferhat Koca’nın “Türkiye’nin Avrupa Birliğine Giriş Sürecinde İslam Hukukunda Zihniyet Değişimi ve Yeni Perspektifler” başlıklı makalesini de aynı bağlamda ele almaya çalışacağız. Yer yer kritiklerine de gireceğimiz bu çalışmaların bilgi sosyolojisi bağlamında incelenmesi önemli veriler sunacaktır.
Bilginin Sosyolojisi
Bilgi varoluşundan itibaren insanoğlunun gündeminde olan, kendisiyle, çevresiyle ilişkilerini belirleyen, etkileyen merkezi kavramlardan birisidir. Diğer mahlûkattan insanı ayıran düşünme (ve konuşma) özeliklerinin gerçekleştirimi tamamen bilgi ekseninde olmuştur. Bu nedenle, bilginin ne olduğu, nasıl ortaya çıktığı, nasıl edinilebileceği, doğruluğu veya yanlışlığı, şeylerle ilişkisi gibi ardı arkası kesilmeyen onlarca mesele, tarih boyu insanı meşgul edegelmiştir. Medeniyetler bilgi anlayışlarına göre tesis olunmuşlar; bilgi kâh zenginlik vesilesi, kah tahakküm aracı olmuş; bu yönde yapılan çalışmalar sonucu onlarca farklı ekol, düşünce, mezhep ortaya konulmuştur. Bitmek tükenmek bilmeyecek gibi görünen bilgi teorileri hala ortaya konmaya devam etmekte, bilginin konumu, sıfatları, anlaşılma biçimleri sürekli değişmektedir. Bu arayış, “Varlık nedir?” gibi ontolojik temelde başlayıp “Varlık nasıl bilinebilir?” şeklinde epistemolojik bir hüviyet kazanmıştır. Dolayısıyla insanın bilgi ve varoluşun gerçekliği arasında gördüğü bağlantı yeni bir şey değildir. Ancak insanın bilme etkinliği ve bilgi birikiminin hangi kolektif-tarihsel şartlar altında nasıl bir görünüm, ne tür bir içerik kazandığını bu şartları önceleyerek tanımlamaya çalışmak oldukça yeni bir durumdur. Bu yeni durumun meyvesi ise bilgi sosyolojisidir.
1Bkz. Watt, Montgomary, İslam Avrupa’da, çev. Hulusi Yavuz, M.Ü . İlahiyat Fakültesi Yayınları,
İstanbul, 2000; Avrupa ve Amerika Müslümanları, ed. Hunter, Shireen ve Malik, Huma,
çev. Cem Demirkan, Deniz Öktem vd, Gelenek Yayınları, 2003; Kalın İbrahim, İslam ve
Batı, İsam Yay., 2007; Kemal Ataman, “İslamofobi ve Avrupa’da Birlikte Yaşama
Tecrübesi Üzerine”, U.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt: 17, Sayı: 2, 2008, s. 747-770.
Yazının devamı için PDF’i tıklayın;

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak alınmıştır. İfade edilen görüşler NOTLAR’ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

